| Patrick J. Michaels - Grönland Hakkında Soğuk Hakikat |
|
|
|
| Harun Kaban |
| Çarşamba, 05 Ağustos 2009 07:42 |
|
Beyaz Saray sözcüsü Nancy Pelosi, başka şeylerin yanı sıra, “iklim değişikliğinin bir gerçeklik olduğuna dair birinci elden kanıtı gördüğü”nü söylediği Grönland’a yaptığı [bütün masrafları devlet kesesinden ödenen] bir geziden daha yeni döndü. Bu kadar yeter Madam sözcü, ama siz hiçbir şey görmediniz! Yeni uydu görüntüleri, Grönland’ın (özellikle de Grönland’in güney tarafının) her yıl 25 kübik mil kadarının eridiğini göstermektedir. Eğer Grönland buzullarının önemli bir bölümünü kaybetseydi, deniz seviyeleri 20 fit veya buna yakın bir miktarda armış olurdu. Grönland, neredeyse dünyadaki buzulların %10’una sahip Kuzey Kutbundaki buzulların hiç şüphe yok ki en büyük olanıdır. Grönland’in toplam buz hacmi, 680.000 kübik mildir ve her yıl buzullarının yaklaşık yüzde 0,004’ünü kaybediyor. Hesap yapınız! Buna göre bir yüzyılda toplam kütlenin %0,4’üne ulaşılır. Grönland hakkındaki en yeni çalışmanın, bu çok küçük oranın bile yavaşlamış olduğuna işaret ettiğini bir kenara bırakınız. Pelosi, Grönland’in küçük, ilâve bir ısınmasının Kutsal Kitap’da zikredilen (biblical) bir sel felâketine (pronto) sebep olacağına dair müşterek yanlış anlayışın kurbanı olmaktadır. Grönland Elli Yıldır Daha Sıcak Histeriye sürükleyen dehşetengiz senaryo budur. Hayret! Bu senaryo, gerçeklerin karşısında nasıl ayakta kalmaktadır? ABD Ulusal İklim Verileri Merkezinden elde edilen veriler, son on yıl boyunca Grönland’deki sıcaklıkların, son yüz yılki sıcaklıklarla karşılaştırıldığında, pek olağandışı olmadığını göstermektedir. 1915’ten 1965 yılına kadar –neredeyse bir yarım yüzyıl boyunca- Grönland’in sıcaklığı, bugünkünden yaklaşık iki derece daha sıcaktı. Bu dönemde felâket neredeydi? Az sayıda coğrafyacının dışında hiç kimse buna dikkat etmedi. Deniz suyu seviyesi yükselmesindeki hızlanma neredeydi? Böyle bir şey yoktu. 1948’de Hans van Ahlman, Journal of the Royal Geographical Society’de sahil fiyorlarından [kıyıları dik kayalı dar körfezlerden] buzul kaybı ile daha sıcak sularla fazlasıyla ilintili balık gelişi üzerine yorum yapan ve yerleşilebilir (habitable) topraklardaki bir artışın varlığına işaret eden bir makale yayımladı. 2000’de Glen MacDonald ve başka birkaç yazar, oldukça saygıdeğer Quaternary (buradaki “guaternary”, yaklaşık 1,8 milyon yıl önce başlayan bugünkü buzul çağları dönemidir) Research dergisinde Avrasya (Eurasian) Kutbunun iklim tarihi üzerine ufuk açıcı bir perspektif ortaya koydular; bu çalışmada, bugünkü en uzak kuzey bölgelerinin ağaçlarının en kuzeyindeki tundralık bölgede depolanmış eski ağaçların radyo karbon tarihleri incelendi. Bu bölgede ağaç çizgisi/ağaçlı alan sınırı, genellikle, Kuzey Buz Denizinin 100 mil kuzeyinin üzerindedir. Ama 3.000 yılından 9.000 yıl öncesine kadar bu çağın önemli bir bölümünde orman, deniz doğrultusunda genişledi. Yaz sıcaklıkları –Grönland buzullarını eritmiş olanla aynı olan sıcaklıklar- kuzey ağaç çizgilerini belirleyen şeylerdir. MacDonald, “[bu dönem boyunca] kuzey Avrasya’nın önemli bir bölümünün üzerinde yazlar, bugünkünden 4,5 ilâ 12,6 Fahrenhayt daha sıcak olmuş olabileceği” sonucuna ulaşmak zorundaydı. Ayrıca, bu yazarlar, ancak Kuzey Buz Denizine doğru sıcak suyla (Körfez Akıntısıyla) kitlesel bir istila olması halinde bunun vuku bulabileceğini yazdılar. Bu su oraya nasıl gelir? Grönland ve Avrupa arasından geçerek. Tek yol bu. Bu yüzden Grönland, altı bin yıldır olduğundan çok daha sıcak olmuş olmalıydı. Yine, deniz seviyelerindeki beklenmedik yükselmelere ilişkin kayıtlar nerededir? Böyle bir kayıt yoktur çünkü böyle bir kayıt yoktu. Deniz seviyeleri neredeyse bugün olduğu yere kadar yükseldi. Kulakları Sağır Eden Bir Sessizlik Grönland’in gerçek tarihi bir şeyi aşikâr hale getirmektedir: İklimle ilgili acil bir durum yok ve bu yüzden, hayatımızın neredeyse her yönünü dramatik bir biçimde etkileyecek enerji kullanımı üzerindeki katı düzenlemeleri yasalaştırmak gereksiz. Ayrıca, karbondioksit emisyonlarını Gröndland’in gelecekteki ısınmasının hatırı sayılır bir oranını azaltmak için gerekli olan miktara kadar düşürme kabiliyetine de sahip olduğumuzu kimse ortaya koymamıştır. Eğer bir şeyler yapamıyorsanız niçin endişe duyuyorsunuz? Sembolizm [demek istediğini simgelerle anlatma] maliyet yükler ve –bugün henüz bilinmeyen- gerçek enerji teknolojilerine yatırımlar için gelecekte kullanılabilecek sermayeyi alıp götürür. Eğer Pelosi yeryüzünün iklimi hakkında bir şeyler yapmak istiyorsa; dünyayı çerçöp (junk) bilimde kökleşmiş başarısızlığa uğramış bir politikaya doğru itelemek, hayal edilebilir hemen hemen en kötü şeydir. Çeviren: Yusuf Şahin Bu makale Liberal Düşünce Dergisi, 53-54 Kış-Bahar 2009 sayısında yayınlanmıştır. Makalenin orjinali (“The Cold Truth about Greenland”), 13 Haziran 2007 tarihli Chicago Sun Times’ta yayımlanmıştır.
|



