|
Bilal Sambur
|
|
Perşembe, 26 Mayıs 2011 09:39 |
|
Liberal teori, birbirinden farklı birçok yaşam tarzını ve ilişkiyi devlet müdahalesi olmadan bireylerin özgürce seçimleri sonucunda hiçbir baskı altında kalmadan yaşamalarının yollarını ve imkanlarını oluşturmanın peşinde olan bir düşünce sistemidir. Ancak insan ilişkilerinin kompleksliği ve çeşitliliği bütün insan ilişkileri için standart bir norm veya prensip ortaya koymaya imkan vermemektedir. Çok eşliliğin legalleştirilmesine dair tartışmalar, insan ilişkilerini tek bir prensip içine sokmanın zorluğuna iyi bir örnek teşkil etmektedir. Bugün dünyanın birçok kültüründe ve dininde çok eşlilik geniş bir olgu olarak yaşanmaktadır.Ancak çok eşliliğe liberal açıdan nasıl yaklaşılacağına dair çok yönlü tartışmalar yapılmasına rağmen çok eşliliğin özgür ve çoğulcu bir toplumda legalleştirilmesi sorusuna net bir cevap verilmiş değildir. Bir liberal olarak teorik ve ilkesel düzeyde çok eşlilik dahil her türlü sivil ilişkinin serbest olmasını savunmama rağmen çok eşli evlilik konusunda önemli endişelerim ve rezervlerim bulunmaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Bilal Sambur
|
|
Pazartesi, 23 Mayıs 2011 09:36 |
|
Geçen hafta İstanbul’da 4. Birleşmiş Milletler En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı yapıldı. Dünyada yoksulluğun arttığı, bir milyar insanın günde iki dolar civarında para ile yaşamak zorunda kaldığı ve gezegenimizde çok ciddi bir yoksulluk sorunu olduğunun altı çizildi. Konferansta ve medyada dünyada yoksulluk ve fakirliğin ağır tablosu çizildi ve hemen akabinde yoksulluğun suçlusu olarak kapitalizm ilan edildi. Kapitalizmin dünyada yoksulluğu, fakirliği ve sömürüyü yaratan ve derinleştiren temel sistem olduğu propagandasını yapan kolektivist ideolojik çevrelerin devletin girişimci olduğu komuta ekonomisini övmeleri, sosyal adalet ve merhamet adına sahte bir ahlakçılık ve insancıllık taslamaları şaşırtıcı değildir.Yoksulluk ve merhamet sömürüsü yaparak özgürlüklerimizi ortadan kaldıran kolektivizmin sinsi bir şekilde propaganda edilmesini bu toplantının en talihsiz sonucu olarak değerlendirebiliriz.Sosyal problemleri kapitalizmin yarattığı, ancak sosyal problemleri çözecek en etkili faktörün devlet olduğuna dair klasik kolektivist argüman tekrar edildi. Burada bir gerçeğin altını çizelim: Devlet, sosyal problemleri çözen değil, problemleri yaratandır. Sosyal problemleri çözecek olan devlet değil özgürce dini, ekonomik, sosyal ve eğitimlerini seçebilen bireyler ve toplumdur.
|
|
Devamını oku...
|
|
Bilal Sambur
|
|
Cuma, 20 Mayıs 2011 07:03 |
|
12 Haziran’a sayılı günlerin kaldığı bugünlerde etraf kirden ve karanlıktan geçilmiyor. Suçlamaların, dedikoduların ve hakaretlerin ardı arkası kesilmiyor. Daha önceki seçimlere laiklik, ilericilik-gericilik gibi klişe konular damgasını vuruyordu. Bu seçimde laikliği tartışmıyoruz. Ancak laiklik yerine kasetleri konuşuyoruz, seyrediyoruz ve tartışıyoruz. Bu seçim her şeyden önce bir kaset seçimidir. Kasetlerin seçimin ana malzemesi olduğu bir süreçten geçiyoruz.
|
|
Devamını oku...
|
|
Bilal Sambur
|
|
Salı, 17 Mayıs 2011 08:27 |
 Amerika Başkanı Barack Obama, El-Kaide lideri Üsame bin Ladin'in özel bir operasyon sonucunda İslamabad yakınlarında bir villada öldürüldüğünü dünyaya duyurdu. Bu açıklamanın ardından Üsame bin Ladin tekrar dünya gündeminin ilk sırasını işgal etmeye başladı. Hayatı boyunca sonu gelmez tartışmaların odağında olan Ladin, ölümüyle de kendisini tartıştırmayı başarmaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Bilal Sambur
|
|
Çarşamba, 04 Mayıs 2011 15:03 |
|
Bütün dünyada terörist olarak sunulan el-Kaide lideri Üsame bin Ladin Pakistan’ın başkenti İslamabad yakınlarındaki Abbotabad isimli yerde bir villada öldürüldü.Şu anda dünyanın en büyük süper gücü olan Amerika tek bir adamın öldürülmesini kendisi açısından küresel bir zafer olarak deklare etti.Bir süper gücün tek bir adamı öldürmekle büyük bir zafer kazanmış olma psikolojisine girmesi sağlıklı bir durum değildir. Amerika, şu anda Ladin’i öldürmüş olabilir, ama süper güç Amerika’nın Ladin’in öldürülmesi sonrası dünyaya yansıttığı ruh hali hastalıklıdır. Amerika ve Ladin, dünyanın zihinsel sağlığını bozarken aynı zamanda birbirlerinin de ruh sağlığını bozmuş gözükmektedirler.
|
|
Devamını oku...
|
|
Bilal Sambur
|
|
Cuma, 22 Nisan 2011 07:46 |
Başbakan Erdoğan’ın Avrupa Parlamentosu’nda yapmış olduğu konuşma hem içeride hem dışarıda çok farklı tepkilere neden oldu.Ancak ülkemizde konuşmanın muhtevasının çok ciddi bir analizini yapmak yerine basının önemli bir bölümü Erdoğan’ın Fransız parlamentere hitaben söylediği ‘Siz galiba Türkiye’ye Fransız kaldınız” sözünü öne çıkardı ve konuşma etrafında eleştirel bir tartışmanın yapılmasının önünü bir anlamda kapamış oldu.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 12 |