İsmet Paşa İşin Doğrusunu Yapmıştı PDF Yazdır e-Posta
A. Faruk Özgür   
Pazartesi, 10 Mayıs 2010 08:32

afarukozgurİnönü’nün Cumhurbaşkanı seçildikten sonra paralarda ve pullarda Atatürk’ün resimleri yerine kendi resmini koydurması, sağcı politikacılar tarafından sık sık siyaset malzemesi olarak kullanılıyor. Bu malzemeyi bütün sağ partilerin liderleri kullandılar, AKP lideri de kullanmazsa, doğrusu eksik kalırdı.

Aslında yapılan bu uygulamadan samimi Atatürkçüler asla şikâyetçi olmadılar, konuyu iki de bir Atatürkçülüklerine kimseyi inandıramayan sağ politikacılar gündeme getiriyor. Bunlar genellikle tek parti rejiminin sevaplarını Atatürk’e, günahlarını da İnönü’ye mal etmeyi makbul bir politika sayıyorlar. AKP’lilerin de bu geleneği sürdürmeye devam edecekleri anlaşılıyor.

Demokratlar Yanlış Yapmıştı

Demokrat Partililer 1950’de iktidara gelince, ilk yaptıkları şey paralardan, pullardan İnönü’nün resimlerini kaldırıp tekrar Atatürk’ün resimlerini koymak oldu.. Demokratlar daha sonra Atatürk’ü koruma Kanununu çıkardılar, Anıtkabir’i inşa ettiler, politikacıların ve devlet adamlarının Anıtkabir’i ziyaret geleneğini başlattılar, ülkenin her tarafını Atatürk heykelleri ile donattılar. Böylece Demokratlar samimiyetsiz, içeriksiz, törensel Atatürkçülük geleneğini başlattılar. Yine de kendilerini Atatürkçülere kabul ettiremediler, Atatürkçü Ordu tarafından bir darbe ile iktidardan uzaklaştırıldılar. 

Demokratların paralarda başlattığı uygulama bundan sonra hiç değişmedi, paraların ön yüzünde hep Atatürk’ün resmi kullanıldı. Aslında Demokratların yapacağı şey, paralardan ve pullardan İnönü’nün resimlerini kaldırırken, yerine o zamanki Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın resimlerini koymaktı. Demokratlar buna cesaret edemediler, böylece paraların ön yüzüne hep Atatürk’ün resminin basılması geleneği başladı. Bu uygulama demokratik ülkelerde görülen bir uygulama değildir.

Devlet daireler cumhurbaşkanının resminin asılması da demokratik ülkelerde usuldendir. Türkiye’de bu usule de uyulmuyor. Devlet dairelerine devleti temsil eden halkın seçtiği cumhurbaşkanının resmi yerine rejimi temsil eden Atatürk’ün resimleri asılıyor.

İsmet Paşa da Değişmişti

Biz İsmet Paşa’yı 1950’den sonra muhalefet lideri olarak tanıdık. Bu dönemde iktidar muhalefet ilişkileri tam bir cepheleşme şeklinde idi. Muhalefet her icraatında iktidarı engellemeye çalışıyor, iktidarda muhalefeti düşman olarak görüyordu.

Milli Şef dönemini yaşamış olanların bize anlattıklarına göre, İsmet Paşa bir diktatördü. 1960 darbesi sonrası İnönü tekrar Başbakan olduğunda, muhtemelen arkasına askeri de alarak yine aynı yöntemle devam edeceğinden endişe ediyorduk. İnönü’nün Darbe sonrası, demokratik rejime geçişe, askerin siyasetin dışına çıkarılmasına önemli bir katkısı olmadı. CHP ile ordudaki cuntalar, Talat Aydemir, Silahlı Kuvvetler Birliği, 12 Matçılar arasındaki çekişmeler bize danışıklı dövüş gibi geliyordu. Buna karşın İsmet Paşanın başbakanlığı asla despotça değildi, eleştiriye tahammülde hiç de diğer politikacılardan daha kötü değildi. Türkiye koalisyonlara yabancı olmasına rağmen, koalisyonları yürütmede fazla zorluk çekmedi. Bizim gördüğümüz İsmet Paşa bize anlatılan Milli Şefe hiç benzemiyordu.

Yine bize anlatılanlara göre, İsmet Paşa iç politikada müsamahasız ve katı olmasına karşın, dış politikada usta idi. Öyle ki, bu politika sayesinde ülkeyi savaşa sokmama başarısını göstermişti. Bizim gördüğümüz ise, bize anlattıklarının tersine dış politikada pek de usta değildi; hiç inisiyatif kullanmıyor, olayları oluruna bırakıyor, hep diğer ülkelerin tutumunu bekleyip, ona göre tavır geliştiriyordu.

Kıbrıs’ı hemen fethetmesi için biz sokaklarda “Çizmeni giy” diye tezahürat yaparken, O “Çizmem yok, aklım var “ dedi. Bu doğru bir sözdü, ama Makarios’u ve Grivas’ı durdurmaya yetmedi.  Türkiye yapılması düşünülmemesi gereken bir şeyi yaptı, Türkiye’de yaşayan binlerce Yunanlıyı yurt dışına çıkardı.

Tayyip Erdoğan’nın Yanılgısı

Çok partili rejime geçeli 60 yıl odu. Türkiye’nin bir tülü demokratikleşememesinin sorumlularını tek parti döneminde aramanın bir anlamı var mı? Bu durumdan 60 yılda sivil bir anayasa bile yapamayan çok partili dönemin politikacılarının sorumluluğu yok mu?

Dünya yüzünde paraların üzerinde tek bir adamın resmi olan başka bir ülke var mı, bilmiyorum. Belki, Kuzey Kore’de, Küba’da, İran’da, Libya’da vardır. Hiçbir demokratik ülkede böyle bir şey olduğunu zannetmiyorum. Birçok ülkede devleti temsil eden cumhurbaşkanının veya kralın, kraliçenin resimlerini paralara koymak usulden olsa gerekir.

Atatürk döneminde paraların üzerinde devletin kurucusunun resimlerinin olması olağan bir şeye benziyor. Bugün de mesela 100 liralık banknotların üzerinde Atatürk’ün resimleri bulunabilir, ama bütün paraların üzerinde Atatürk’ün resimlerinin bulunması normal değildir.

Sayın Tayyip Erdoğan’nın yapacağı iş, 70 yıl önce şeflik döneminde İnönü’nün yaptığını politika malzemesi yapmak değil, elinde geliyorsa, demokratik ülkelerde görülmeyen bu uygulamayı değiştirmektir. Bunun yolu da ikide bir “İnönü Atatürk’ün resimlerini paradan puldan kaldırdı” diyerek siyaset yapmak değildir. Türkiye CHP’den daha fazla Atatürkçülük edebiyatı yaparak, Deniz Baykal’dan daha fazla Anıtkabir’i ziyaret ederek, tek parti rejiminin bütün alışkanlıklarını sürdürerek demokratikleşemez. 

Bunun AKP’lilere siyasi bir getirisi de yoktur. Bu söylemle Tayyip Erdoğan Atatürkçülerin gönlünü kazanamaz; ne yaparsa yapsın onları memnun edemez. Demokratlar da memnun edememişlerdi; Atatürkçülük adına yaptıkları Yassıada’da iyi halden bile sayılmamıştı. 

10.05.2010 

 

libertebanner