Klasikler
Mustafa Erdoğan - Aydınlık Bir Türkiye Rüyası PDF Yazdır e-Posta
Mustafa Erdoğan   
Çarşamba, 24 Şubat 2010 11:25
mustafaerdoganKasım 1997’de, yani “28 Şubat” rejiminin boğucu ortamında şöyle yazmıştım:

“Zihnimde bir rüyayı yeşertiyor ve gelecekte –Türkiye’nin bugünkü manzarasından pek çıkmaz gibi görünse de- aydınlık bir Türkiye tasavvur ediyorum. ‘Aydınlık bir Türkiye’ nasıl olur?... Herhalde, Türkiye’nin Kemalistlerinin düşündükleri anlamda ‘aydınlık’ değil. Çünkü, onların ‘aydınlık’ Türkiye’den anladıkları her türlü farklılığın bastırıldığı ve özellikle uhrevilikten tümüyle arındırılmış; inançta, duygu ve düşüncede, eylemde, hatta kılık-kıyafette Kemalist kateşizm (ilmihal) doğrultusunda tek-biçimlileştirilmiş bir toplumdur.
Devamını oku...
 
Atilla Yayla - Hangi İktisat? PDF Yazdır e-Posta
Atilla Yayla   
Perşembe, 01 Ekim 2009 10:52
Yirminci yüzyılda yaşanan kıtlıklar ve yokluklar piyasa ekono-misinin değil, muhteris siyasî projelerin, hak–hukuk bilmez diktatoryaların, obur toplum mühendislerinin eseridir. “Tüke¬tim toplumu olma”, “tüketmecilik” gibi lâflar, modası geçmiş, hiçbir anlamı olmayan lâflardır. Hiçbir piyasa ekonomisi müda¬fii yazar,“Tüketebildiğin kadar insansın.” dememiştir.

1– İktisat ciddî bir disiplinse “Başka bir iktisat mümkün” (Radikal 2, 22 Temmuz 2001) diyenlerin literatüre geçmiş iktisat teorilerinden birinin izini süren bir açılım getirdikleri veya yep¬yeni bir paradigmanın temellerini attıkları kanaatine ulaşmış olmaları beklenir. Beyannamede böyle bir açılımın izi yoktur ve o bir iktisadî metin değil, sadece siyasi ve spekülatif bir çağrıdır. Ne yazık ki, bu çağrının bir iç tutarlılığı da yoktur. Ancak, aka¬demik ve teknik bir kimliği olmamakla beraber, bu beyanna¬meyi iktisat tarihindeki anti–Smithçi çizgiye oturtmak müm¬kündür.
Devamını oku...
 
Mustafa Erdoğan - İyi Niyet, Yoksulluk ve Piyasa PDF Yazdır e-Posta
Mustafa Erdoğan   
Salı, 01 Eylül 2009 12:10
Türkiye toplumunda pek çok konuda şikayet konusu sosyal problemlerin esas itibariyle “iyi niyet”le çözülebileceğine ilişkin çok yaygın bir kanaat var. İktisadi ve sosyal problemler bunların belki de başında gelmektedir. Çoğu kimse, mesela yoksulluğun ve “adaletsiz gelir dağılımı”nın iktisadi ilişkilerin “hayırhah” biçimde tanzimi –ve dolayısıyla, “iyi niyetli bir planlama”- yoluyla düzelebileceğine inanır. Aslında büyük çoğunluğu devlet müdahalesinden kaynaklanan yoksulluk ve  adaletsizliklerin piyasa aktörlerinin (özellikle de sermaye sahiplerinin ve girişimcilerin) dizginsiz, kötü niyetli ve vicdansız tutumlarının eseri olduğu, dolayısıyla bu kötülüklerin piyasa ekonomisinin bu “büyük günah”la malul olduğu düşünülür.  Bunun içindir ki, bu gibi problemlerin gerçek nedenleri üstünde düşünmek yerine, çözüm diye çoğu çocuksu tekerlemelere dayanan ve uygulanması halinde bütün bir toplum için felaketle sonuçlanabilecek olan kollektivist-devletçi sloganlarla örülü bir söylem tutturulur.

 

Devamını oku...
 
Mustafa Erdoğan - Demirel Devletin Şifresini Verdi PDF Yazdır e-Posta
Mustafa Erdoğan   
Pazartesi, 24 Ağustos 2009 15:05
Cumhurbaşkanı Demirel’in en son beyanatından bir parçayı birlikte okuyalım: “Devlet halin icabına göre hareket eder. Her zaman rutini takip etmek mecburiyetinde değildir. Yüksek menfaatleri –ki bunu takdir etmek hükümetlere aittir- icap ettirdiği zaman devlet rutinin dışına çıkabilir.”(Hürriyet, 13.2.2000).

Son yıllarda bundan daha dehşet verici ve tehlikeli bir resmi beyanı duyduğumu hatırlamıyorum. Şimdiye kadar buna benzer görüşleri ağızlarında geveleyenlere, ima yollu dile getirenlere veya ihsas edenlere rastladıksa da, meseleyi bu kadar açık-seçik olarak otaya koyan böylesine yetkili bir beyan hiç olmadı. Ben bu açıklamayı Türkiye’deki resmi devlet telakkisi ve uygulaması bakımından çok öğretici buluyorum. Bu sözlerde “Devlet”in şifresi saklı çünkü.
Devamını oku...
 
Frederic Bastiat - Görünen ve Görünmeyen PDF Yazdır e-Posta
Çeviren: Ehrah Akkurt   
Cuma, 21 Ağustos 2009 11:45

İktisatta bir hareket, alışkanlık, kurum ya da yasa yalnız tek bir sonuç değil, bir sonuçlar dizisi yaratır. Bunlardan görünen ilk sonuç, sebebiyle aynı anda ortaya çıkarken; görünmeyen ilk sonuçlar ise ilk sonucu bir zaman farkıyla takip eder. İşte görünmeyen bu sonuçları önceden görebilirsek kendimizi şanslı sayabiliriz.

İyi bir iktisatçı ile kötü bir iktisatçı arasındaki fark, kötü iktisatçının kendisini, yukarıda sözü edilen, görünen sonuçlara hapsetmesidir. Oysa iyi bir iktisatçı görünen sonuçlar kadar doğrudan gözlemlenemeyen, ama önceden tahmin edilmesi gereken sonuçları da hesaba katar.

Devamını oku...
 


Sayfa 1 > 2

libertebanner