|
Harun Kaban
|
|
Cumartesi, 26 Haziran 2010 10:36 |
“Sayın Kılıçdaroğlu.
Artık televizyonda sizin takallüs etmiş hançerenizi gördüğüm, radyoda sesinizi işittiğim an, ya kanalı değiştiriyorum ya da oradan kaçıyorum. Elimde değil, irkiliyorum. Bu üslup, bu öfke, bu hançere beni yordu. O üslupta artık şehvet bile bulamıyorum. Emin olun, yalnız değilim.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Metin Yıldız
|
|
Cuma, 22 Ocak 2010 16:07 |
|
Haberiniz olmuştur sanırım. Hürriyet’in genel yayın yönetmeni resmen değişti. Fiilen değişip değişmediğini zaman gösterecek. Şimdiye kadar bunun bir işaretini göremedik ve yakın zamanda görme olasılığının da çok zayıf olduğu kanısındayım. Bunun nedeni Hürriyet’in yalnızca bir yayın organı olmayışı, bir anlayışı, bir zihniyeti temsil etmesi. Yayın yönetmeni değişikliğinin zorunlu olarak yayın politikası değişikliği anlamına gelmesi gerekmiyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
Metin Yıldız
|
|
Perşembe, 12 Kasım 2009 14:30 |
Bugünkü Hürriyet’te (12 Kasım 2009) Ertuğrul Özkök’ün yazısına “Bu da benim ilerleme Raporum” başlığını çektiğini görünce sevindim. Ama yazıyı okuyunca erken sevindiğimi anladım. Başlık bende Özkök’ün kendi hayatında ve hayat görüşünde vuku bulan ilerlemeler hakkında bilgi vereceği, hatta utangaç da olsa bazı itiraflarda bulunacağı kanaatini ve umudunu uyandırmıştı. Meğer onun derdi AB’nin Türkiye hakkında hazırladığı raporun bir benzerini şahsen hükümet üzerinde hazırlamakmış.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Metin Yıldız
|
|
Salı, 04 Ağustos 2009 15:09 |
Kardeşim Ertuğrul,
Umarım senden hayli genç olmama rağmen “size” kardeşim dememe ve dolayısıyla “siz” yerine sen diye hitap etmeme kızmazsın.
Zaten senin gibi bir hümaniste de(!) bu yakışır.
Bugünkü yazında (4 Ağustos) Van Özalp Belediye başkanı Murat Durmaz’a bir mesaj göndermişsin.
Ben de sana bir mesaj göndermek isterim.
|
|
Devamını oku...
|
|
Harun Kaban
|
|
Cumartesi, 01 Ağustos 2009 09:55 |
Özden Örnek’in “Darbe Günlükleri”ni ek olarak veren Taraf’ın sürmanşetinde “bayiinizden istemeyi unutmayın” yazısını görünce, omurgasız medyanın deforme ettiği bu üç kelimenin ne kadar manalı durabileceğini fark etmiştim: “Tekmili birden darbe günlükleri; bu fırsat yüz yılda bir gelir, belki yüz yılda bir de gelmez, bayiinizden istemeyi unutmayın!..”
1908’de, darbe tarihinin açılışından tam yüz yıl sonra bir ümit var şimdi, darbelerle hesaplaşabilmek için. Ara ara çıksa da, önü kesilen, sümen altı edilen girişimlerden sonra, ilk defa bir fırsat çıktı, ilk defa bu kadar mesafe alındı. Bunda en büyük pay, şüphesiz Taraf’ın cesur yayınlarının. Darbeci çeteler çökertilirken, cesur savcıların yanında cesur bir medyaya da ihtiyaç var.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|