|
Röportaj
|
|
Cuma, 07 Ağustos 2009 11:15 |
Bu ‘söyleşi’nin hikayesi
Ayn Rand’ın Capitalism: The Unknown Ideal (Türkçesi: Kapitalizm: Bilinmeyen İdeal, Plato Yayınları, İstanbul, 2004) adlı kitabını okurken, zorunlu askerlikle ilgili fikirleri ilgimi çekmişti. Son derece sağlam ve tutarlı bir mantığa dayalı bu güçlü fikirleri okuyucuyla bir şekilde buluşturmam gerekiyordu.
Önce ‘Ayn Rand’ın Perspektifinden Zorunlu Askerlik’ konulu bir makale düşündüm; ama böyle bir çalışma, bazı ifadelerin özetlenmesi, dolayısıyla akıcılığının ve çarpıcılığının kaybolması anlamına gelecekti. Üstelik sıkıcı bir çağrışımı olan makale formunun okumayı özendirmeyeceği de açıktı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Harun Kaban
|
|
Pazartesi, 03 Ağustos 2009 22:09 |
|
Prof. Dr. Mümtaz'er Türköne; "27 Mayıs cumhuriyetin nitelikleri dahil olmak üzere her şeye karşı bir darbe. Bugün Atatürk inkılaplarına ters düşen zümre neresi ona bakmak lazım. Atatürk devrimlerini dikta yönetiminin gerekçesi olarak kullananlar var. Çeteleşme de 27 Mayıs'la başladı. Ergenekon tipi örgütler de bu ruhtan besleniyorlar. Bir çete operasyonu Türkiye'yi ele geçirmiş" diyor.
Bütün darbeler kötüdür. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan… hepsi iktidarı ele geçirmek için laikliğin yıpratıldığını, cumhuriyetin tehlike altında olduğunu, milli birlik ve beraberliğimizin dinamitlendiğini, siyasilerin gaflet, dalalet hatta derin hıyanet içinde olduklarını dillendirdiler. Her darbe halka karşıdır, halkın iradesine başkaldırıdır. Sizin için neyi iyi olduğuna ancak ben karar veririm küstahlığı, hatta çılgınlığıdır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Harun Kaban
|
|
Perşembe, 21 Mayıs 2009 14:24 |
‘Muhafazakâr demokrasi’ kavramının, uluslararası literatürde bir karşılığı var mı?
Demokrasi dediğimiz özü itibariyle liberal demokrasidir ve siyasi bir yönetim biçimidir. Demokrasiyi kullanan farklı akımlar da var. Bunlardan biri sosyal demokrasi. Ancak sosyal demokrasi bir demokrasi değil, ideolojik yönelimdir. Uluslararası literatürde ‘muhafazakâr demokrasi’ diye bir kavram yok; ‘muhafazakâr demokrat’ kavramı daha doğru. Bu, bir partinin ve onun içindeki insanların ideolojik çizgisini tanımlamak için kullanılabilecek bir kavramdır. Nitekim o zaman muhafazakâr demokrasiye çok vurgu yapıldı ama aradan geçen zaman, bu tip bir kavramın fazla hayat şansının olmadığını ortaya koydu. Bu tanımlamanın literatüre mal olması için önemli entelektüellerce işlenmiş olması gerekir. Bunu savunan kuvvetli isimlerin ortaya çıkması lazım. Bir siyasi partinin bunu tek başına yapması mümkün değil. Ak parti’ye ille de muhafazakârlıkla ilgili bir etiket bulmak istiyorsak, ‘muhafazakâr demokrat’ bir partidir demek daha doğru.
|
|
Devamını oku...
|
|
Harun Kaban
|
|
Pazartesi, 30 Mart 2009 21:55 |
|
ETÖ davası Türkiye için tarihî bir fırsat sunuyor.
İkinci iddianame açıklandı ve orada demokrasinin ve hukukun düşmanı darbecilerin her açıdan fotoğrafları çekilmiş halde…
Tam bir suçüstü hali…
Demokrasinin gücüne bakın ki, Türkiye iliklerine kadar işlemiş “darbe kültürüne” rağmen bugün darbeyi, darbecileri, darbe teşebbüslerini yargılayabiliyor.
Yargılananlar arasında eski generaller, kuvvet komutanları da var.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
Sayfa 2 > 2 |