Tartışma
Doğan Gürpınar - İki Tarz-ı Liberteryenizm PDF Yazdır e-Posta
Doğan Gürpınar   
Cuma, 13 Temmuz 2007 15:26
Liberteryenizm, ahlaki olarak bireylerin otonomilerine dışarıdan hiç bir müdahalenin meşru olmadığını, bu sebeple sadece bireylere yönelmiş değil kamusal alana dahil hiç bir konuda hiç bir kısıtlamanın kabul edilemeyeceğini savlar. Yani, ahlaki olan her türlü kısıtlamanın, sınırlamanın, müdahalenin olmamasıdır, yokluğudur. Kuşkusuz, siyaset kamuyla ve kamunun ortak alanlarıyla ilgilendiği için liberteryenizm öncelikle ve kaçınılmaz olarak yasal sınırlamalara ve devletin müdehalelerine karşıdır. Vergi “ahlaki değildir” çünkü devlet vergi yoluyla bizim üretttiğimiz ve dolayısıyla bize ait olanı gaspederek almaktadır, güvenlik gerekçeli sınırlandırmalar gayrıahlakidir çünkü bu tür mülahazalarla hareket ve keyfi dolaşım hakkımıza ve her türlü bedensel otonomimize sınırlandırmalar getirimektedir vesaire vesaire. Ancak tabii liberteryenizm sadece “siyasal bir ideoloji” değildir, ondan çok daha kapsayıcı bir dünyagörüşüdür ve sadece siyasal alanlarda değil her tülü bireysel otonomiye engel olan yasal olmayan (sosyal, kültürel, dini, ahlaki) engellemelere de karşıdır. Tabii ki liberteryenizm ahlaki kısıtlamalara karşıdır derken, liberteryenizm “ahlaksızlıktır” denmemektedir. “Ahlaki” algılanan ama sosyal olarak kurgulanmış ahlaki koda karşı kendi “daraltılmış Kantçılığı” bireysel-merkezli bir ahlaki kod önermektedir. Öncelikle bir liberteryen için başka insanların ne yaptığı bizi ilgilendirmemelidir, daha doğrusu bizim bu konuyla ilgilenmemiz meşru değildir.
Devamını oku...
 
Buğra Kalkan - “İki Tarz-ı Liberteryenizm”: Hangi Liberteryenizm? PDF Yazdır e-Posta
Buğra Kalkan   
Perşembe, 12 Temmuz 2007 15:21
Liberalizmin sosyalistler, refah devleti savunucuları ve her çeşit kollektivist tarafından eleştirilmesi hem doğaldır, hem de liberalizmin dogmalaşmaması açısından gerekli ve yararlıdır. Ancak, maalesef, çoğu zaman, liberalizm eleştirileri, liberal felsefenin köklerinden ve çağdaş açıklamalarından habersiz olarak yapılmaktadır. Bu tür eleştiriler bazen hiçbir liberal yazara referans vermeden ya da karşılaştırmalı bir yaklaşımla farklı çözüm önerileri veya bakış açılarını karşılaştırmadan bitivermektedir. Bu tarz eleştirilere güzel bir örnek Hürfikirler’de 13 Temmuz 2007 tarihinde yayımlanmıştır. Doğan Gürpınar’ın “İki Tarz-ı Liberteryenizm” başlıklı yazısı belirttiğim noksanlıklarla maluldür. Liseli gençlerin Ayn Rand ile ilk kez karşılaşmalarının verdiği heyecanla ürettikleri tutarsız ve iyi kavranılmamış felsefe kırıntılarını liberteryenizmin kendisi sanan Gürpınar, tamamen sosyalist bir jargonla liberteryenizmi eleştirdiğini sanmaktadır. Gürpınar’ın eleştirilerinin merkezinde çok popüler bir iddia var: Liberalizmin / liberteryenizmin sosyal meseleyi anlamaktan yoksun olduğu ve gerçeklikten kopuk veya ütopik bir otonom birey anlayışını savunduğu.
Devamını oku...
 


libertebanner